En'am 160
Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
Allah insanların cennetine girmeleri için yaptıkları iyilikleri bile 10 misli ile mükafatlandıracağı müjdesini verirken cehenneme gidebilmek hayli zor olsa gerek !
Tek bir istisna dışında ! Şirk...
Şirk; Allah a zatında, sıfatlarında, fillerinde ve O'na kullukta bir başka varlığı O'na denk, O'na benzer ve O'na eş tutmaktır. Sadece Allah a ait olan sıfatları başka birine vermek, sadece Allah ın yapabileceği şeyleri bir başka varlıktan beklemek veya ibadet konusunda bir başka varlığı O'na eş tutmak insanı şirke bulaştırabilir. Bu varlık bir insan olur, cin-melek olur, para yada makam-mevkii olabilir.
Şirk tevhidin zıttıdır. 'la ilahe illallah' cümlesinin ifade ettiği anlam İslam'ın temel ilkesini oluşturur.
Ne demektir peki kelime-i tevhid ?
la ilahe = ilah yoktur
illallah = Allah tan başka
Peki ilah ne demektir ?
* Dua edilen, sığınılan, yardım istenen, güvenilen, en çok sevilen, en çok korkulan, her söylediği mutlak hakikat olan, her söylediğine mutlak itaat edilmesi gereken, tek kurtarıcı !
Bu özelliklerden herhangi birini yada birkaçını başka bir varlığa atfetmek şirk koşmaktır.
Şirk Allah ın insanlara verdiği değere, insana olan yakınlığına güvenmemektir. O yüzdendir ki şirk koşanlar araya insanlar koymuş, başkalarından medet (şefaat) ummuştur.
Allah kendisine ortak koşulmaması dışında cehenneme gitmeyi adeta zorlaştırmıştır. Eğer kendisine şirk koşarlarsa yaptıkları amellerin de silineceği uyarısında bulunmuştur.
Kehf 103-104-105
- De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”
- Onlar, dünya hayatında amelleri sapmış olanlardır. Zannederler ki güzel ameller işliyorlar.
- İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Bu, Allah'ın hidayetidir; kullarından dileyeni bununla hidayete erdirir. Onlar da şirk koşsalardı, elbette bütün yapıp-ettikleri 'onlar adına' boşa çıkmış olurdu.
Hatta bu uyarıyı müşrik olma ihtimali neredeyse hiç olmayan Muhammed a.s'a dahi yapmıştır.
Zümer 65
Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan, amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.
Küfre ve şirke bulaşmayanların cennete gitmeleri Kur'an a göre kolay bir durumdur. Kafir olmak tercih ile olabilecek bir şeydir ki Allah ın insanlara bu hakkı verdiğini kader konusunda incelemiştik. Oysa şirk çok gizli bir tehlikedir. Ve insanların, doğru yolda olduklarını ve salih ameller işlediklerini zannettikleri halde cehennemin dibini boylamaları tehlikesinden bakın nasıl bahsediyor Yüce Allah Kur'an da :
Zuhruf 37
Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.
Araf 30
O bir grup doğru yolu buldu, bir grup da sapıklığa devam etdi. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Allah bazı insanların kendilerini doğru yolda olduklarını zannettiklerini, bunun da farkında olmadıklarından bahsediyor. İman sahibi olduklarını, herşeyi yaratanın Allah olduğunu söyledikleri, ibadetlerini dahi yaptıklarını belirtiyor.
Ankebut 61-62-63
- Ve muhakkak ki eğer sen onlara; Gökleri ve yeri yaratan güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir? Diye sorsan, mutlaka Allah derler. O halde nasıl (Hak’tan) çevrilip döndürülüyorlar?
- Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletir. Ve onun için taktir eder. Muhakkak ki Allah, herşeyi en iyi bilendir.
- Ve eğer onlara: "Semadan suyu indiren ve böylece onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat veren kimdir?" diye sorarsan mutlaka, "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah’a aittir." Hayır, onların çoğu akıl etmezler.
Lokman 25
Ve eğer onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan, mutlaka "Allah" derler. "Hamd Allah’a aittir." de. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Yunus 31
De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
Allah şefaat beklentisiyle dahi yapılan şeylerin insanı şirke bulaştırdığını buyruyor. Şirkin insan için nasıl tehlikeli bir şey olduğunu ve sadece başka birine (bir şeye) tapınma şeklinde olmadığını anlatırken Yüce Rab'bimiz ibadetlerimizde ve mescidlerde dahi insanın bu günaha girebileceğine vurgu yapıyor.
Zümer 3
Halis dîn, Allah içindir, öyle değil mi? Ve O’ndan (Allah’tan) başka dostlar edinenler: “Biz, onlara sadece bizi Allah’a yakın bir makama yaklaştırmaları için tapıyoruz.” (dediler). Muhakkak ki Allah, hakkında ihtilâf ettikleri şey için onların aralarinda hüküm verir. Muhakkak ki Allah, yalanlayan ve inkar ederleri hidayete erdirmez.
Yunus 18
Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah Katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve Yücedir."
Yunus 28-29
- O gün, onların tümünü birarada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: "Siz sadece bize ibadet etmiyordunuz."
- Artık şahit olarak bizimle sizin aranızda Allah kâfidir. Biz, sizin ibadetinizden gerçekten habersizdik.
Bakara 165
Ve insanlardan bir kısmı, Allah’tan başka “eş ve ortak” edinenler, onları, Allah’ı sever gibi severler. (Oysa) iman edenlerin Allah’a olan sevgileri çok daha kuvvetlidir. Ve zulmedenler, azap görecekleri zaman, bütün kuvvetin tamamen Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın şiddetli azabı olduğunu keşke bilselerdi.
Cinn 18
Ve muhakkak ki mescidler, Allah içindir. Artık Allah ile beraber başka birine dua etmeyin.
Cinn 20
De ki: “Ben sadece Rabbime dua ederim ve hiç kimseyi O’na ortak etmem.”
Kehf 110
De ki: “Ben sizin gibi sadece bir beşerim. Bana sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyolunuyor. O taktirde kim Rabbine ulaşmayı dilerse, o zaman salih amel yapsın ve Rabbinin ibadetine başka birini (bir şeyi) ortak koşmasın.”
Oysa onlar imanlarına şirk bulaştırırlar :
Yusuf 106
Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.
Allah şirk koşanları affetmez ve cennete sokmaz, gidecekleri yer cehennemdir.
Nisa 48
Muhakkak ki Allah, O'na şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki şeyleri dilediği kimse için bağışlar. Ve kim Allah'a şirk koşarsa, o taktirde büyük bir günah işleyerek iftira etmiştir.
Nisa 116
Muhakkak ki Allah, kendisine şirk koşulmasını affetmez. Bunun dışındaki şeyleri ise, dilediği kimse için mağfiret eder. Ve kim Allah'a şirk koşarsa, o taktirde o, uzak bir dalâletle sapmıştır.
Maide 72
Andolsun ki; “Muhakkak ki Allah, O, Meryem oğlu Mesih’tir.” diyenler kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih şöyle demişti; “Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kul olun. Muhakkak ki, kim Allah’a şirk (eş, ortak) koşarsa, o taktirde Allah ona cenneti haram etmiştir ve onun varacağı yer ateştir. Ve zalimler için bir yardımcı yoktur.”
Sonuç olarak Allah insanlar cennete girebilsin diye her kolaylığı sağlamış işlediği günahları bir, sevaplarını on misli sayacağını ve şirk dışında her günahını affedebileceğini belirtmiştir. En ufak bir şirk unsuru olabilecek her türlü şeyden uzak durursak (iman eden müslüman için) cennete gitme ihtimalimiz artmaktadır.
Herhangi birini (peygamber, alim, tarikat-cemaat lideri, şeyh, hoca) Allah a daha yakın olmak, cennete gitmeyi kolaylamak amacıyla araya koymak, ona aşırı bağlanmak, her dediğini sorgulanamaz doğrulukta kabul etmek şirke düşme riskini artırır. Bunların hiç birine gerek kalmaksızın sadece şirk koşmadan iman edip bırakın çok iyi işler işlemeyi, normal bir insan olmaya çalışmak dahi cennete gitmekte daha kolay bir yoldur. Makbul olan tabii ki iman edip Allah ın istediği şekilde salih ameller işlemek ve iyi bir insan olmaktır. Amacımız cennete girmek değil de Allah ın rızasını kazanmak olursa cennete girmek için amel işlemenin ne kadar da yüzeysel ve menffat temelli olduğunu anlarız. Allah ın Kur'an da tarif ettiği yolu takip edersek O'nun rızasını kazanabiliriz. Kestirme yol ararken yolumuzu kaybetmeyelim.
Şefaat edebileceği zannına kapılıp peygamberi taparcasına yüceltmek, cenneti garanti ettiğini söyleyen tarikat liderlerine kendini teslim etmek, Allah ın elinden sizi kurtarma vaadinde bulunan gavslar, kutuplar bu dünyanızı da (malınızı mülkünüzü) ahiretinizi de heba edebilir.
Eldeki bir kuş daldaki iki kuştan daha iyidir.
Bunlar benim Yüce Allah'ın kitabı Kur'an dan çıkarımlarımdır.
Yanlışım varsa Allah affetsin.
Muhakkak ki en doğrusunu Allah bilir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder