Kur'an ve İslam


Kur'an a göre Nuh a.s'dan, İbrahim'e, Musa'ya, İsa'ya emredilen din tektir ve İslamdır. Muhammed a.s'a da vahyedilen aynıdır.
  • (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a farz kıldığı şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin ve dînde fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır. ( Şûrâ Sûresi 13 ) 
    Ancak önceki kavimlerde olduğu gibi insanlar Bu dini de bozmaya ve tahrif etmeye uğraşmışlar ve hala da uğraşmaktadırlar. Bu çabaların en önemli kısmı peygamber algısnı değiştirmek olmuş, kader, şefaat konularının çarpıtılması tahrif sürecini hızlandırmıştır. Tevhid inancı yerini neredeyse tesniyeye bırakmış, şirk farkına varılamayacak kadar doğal hale gelmiştir. Neyse ki elimizde tek ayeti dahi bozulmamış Kur'an var. Her ne kadar meal ve tefsirler ile anlamından yola çıkarak tahrif denemeleri olmuşsa da orjinal metnin elimizde olması bunları ortaya çıkarma ve ayıklama şansımızın olduğunun göstergesidir.
    Sitemizde, Kur'an daki İslam ile müslüman toplumların yaşadığı 'İslam' arasındaki temel farklılıkları yorumsuz, rivayetsiz, tek otorite olarak Allah ın sözünü kabul ederek ortaya koymaya çalışacağız. Temel ilkemiz 'eğer ayetlerde bir çelişki görünüyorsa bu durum, meal hatasından mı yoksa bilgi eksikliğinden mi kaynaklanıyor'u aramak olacaktır. Bu, 'Kur'an bozulmamıştır' önyargısı değil aksine 'çelişki vardır' önyargısına karşı bir durumdur. Yani kitapta çelişki arama hatasına düşenlerin aksine kitabın iddialarının doğru olup olmamasını anlama çabasıdır. Yöntemimiz iddia makamının 'sadece' söylediklerini incelemek olacaktır. Söylediklerini gizlemeden, istediklerimizi O'na söyletmeye çalışmadan, yorum yapmadan Allah ın ayetlerini birbirine bağlayarak anlatmaya çalışacak olsak ta yapabileceğimiz yanlışlar olacaktır. Yanlışımız varsa Allah affetsin.
    Muhakkak ki en doğrusunu Allah bilir...